domain

 

                       SON DEĞİŞİKLİK : 10 MART 2009

 

 

 

C.Toraman Web Sayfası(C.T.W.S.):Öncelikle vakit ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum.

Yanılmıyorsam Dünya’da sağlığa zararlı olduğu bilinen ve yasal olarak satılan

tek zararlı madde sanırım sigara değil mi?

 

Ubeyd Korbey: Bu sorunuzu şöyle sormanız daha doğru olur:”Bağımlısı olanların,

eğer bırakmadıkları takdirde,%92 oranında sigaranın yol açtığı bir hastalıktan

öldüğü bilindiği halde,yasal olarak satılmasına,reklamının yapılmasına,çocukların

alışmasına göz yumulan,yegane uyuşturucu ve içinde 4000 civarında zehir bulunan

tek madde sigara değil mi?”

 

  Ne yazık ki dünya böyle bir batağın içine saplanmış durumda.Bilim adamları,eğer

tütünün son 50 yıl içinde bulunsaydı,mutlaka satışının ve kullanımının yasak olacağını

ve takibinin Narkotik Polis’ince yapılacağını bildirmektedirler.

 

  Tütün konusunda insanlık tarihi bir kazaya uğramıştır.1492 yılında Atlantik

Okyanus’unda batıya doğru yol alıp,Hindistan’a gittiğini sanan Kristof Kolomb’un

denizcileri,”Indian” adını verdikleri Kızılderili yerlilerin uzun çubuklar içine bazı

kurutulmuş yaprakları koyup yaktıkları ve çıkan dumanı ağızlarından,burunlarından

çıkardıklarını görünce,çok ilgilerini çeken bu eylemi denemişler ve çok kısa sürede

bağımlısı olmuşlardır.1493 yılında Barselona’ya dönen Kristof Kolomb ve denizcileri

bu çubuklar ile bol miktarda kurutulmuş tütün yapraklarını İspanya’ya getirdiler.

Yeni keşiften çok,tütün çok daha fazla ilgi görmüş,getirilen tütünler çok yüksek

fiyata satılmıştır.Son derece uyanık biri olan Kolomb,hemen yeni siparişler için

para toplayıp,bu para ile ikinci seferini finanse etmiştir.

 

  İspanya’dan sonra Avrupa’da son derece hızla yayılan tütün kullanımı 1601 yılında

İstanbul’a ulaşmıştır.1620-1630 arasında 4.Murat devrinde tütün kullananlar başları

kesilmek suretiyle idam edilmişlerdir(1000 kadar).Tütünün yayılışını hiçbir şey durdu-

ramamıştır.Özellikle önce pipo şeklinde tüketilen sigara,daha sonraları kağıda sarıla-

rak içilir olmuştur.19.yüzyılda sigara endüstrisinin ortaya çıkması ile başlı başına bir

ekonomik dev olmuş,20.yüzyılda uluslararası tütün tröstleri,sigara konusunda insan-

ları kandırmışlardır.Sigaranın zararları ile ilgili ilk ciddi bulgular 1950’li yıllarda ortaya

çıkmaya başlamış olmasına rağmen,salgının yayılması önlenememiştir.Çünkü,sigara

endüstrisi kendine yeni pazarlar kazanma konusunda çok ustalaşmıştı.Şu anda

Dünya’da 1.500.000.000(BİR BUÇUK MİLYAR) nikotin bağımlısı vardır.İsteseler de

kolay kolay bu bağımlılıktan kurtulamıyorlar.Ne yazık ki insanların %90’ı bu bağımlılık

tuzağına 20 yaşın altında düşmektedirler.Dolayısı ile bu canavar çocuk ve gençlerle

besleniyor.Eğer,gençlerin ve çocukların bu tuzağa düşmesinin önüne geçilirse,sigaranın

sonu gelecektir.

 

 

C.Toraman Web Sayfası Ek Bilgi

-------------------------------------

 

 

+1556 yılında Fransa’da tütün içmeyi popüler hale getiren Jean Nicot’un adı

  19.yüzyıl Bilim Adamları tarafından “nikotin” adı verilen kimyasal maddeye

   esin kaynağı olmuştur!!!.

+1634 yılında Rus Çarı tütün içilmesini Rusya’da yasakladı.Yakalananların

   ceza olarak burnu kesiliyor tekrarı halinde ölüme mahkum ediliyorlardı.

+1732 yılında ölen Virginia’nın en zengin tütün üreticisi Robert King geride

   300.000 dönüm arazi ve 700 köle bırakmıştı!.

+1881 yılında ABD’de ilk sigara yapan makine patenti alınması ardından

   güvenli kibritin de icadı ile sigara tüketimi bir anda patladı.

+1891 yılında Kanada British Colombia eyaletinde 15 yaşında küçüklerin

   sigara içmesi yasaklandı.  

+1930 yılında Almanya Köln Üniversitesi Bilim Adamları sigara ve kanser

   arasındaki ilişkiyi istatistiksel olarak ortaya çıkardı.

+ Dünyanın en büyük sigara şirketleri ve pazar payları:

 

Şirket

Ülke

Pazar payı(%)

Çin Milli Tütün Fabrikası

Çin

31

Philip Morris

ABD 

17

BAT

İngiltere-ABD

13

JTI Japon Tobacco INT.

Japonya

  6

Rothmas International

ABD

  4

 

+ Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) verdiği rakamlara göre her 13(on üç)

   Saniyede 1 kişi sigaradan ölmektedir!?.

+1999 Mayıs ayında Cenevre’de 50 ülke tarafından imzalanan

   “tütün kontrolü taslak anlaşması” Dünya Sağlık Örgütünün tütün

   kullanımını engelleme girişimlerine destek veren ilk uluslararası

   anlaşma olmuştur.

+ Dünyada en çok sigara tüketen ülke erkek nüfusun %60’ı ,kadın nüfusun

   ise %8’inin sigara içtiği Çin’dir.Toplam 400 milyon tiryaki vardır!?

+ Türkiye’de her 2 kanser vakasından bir tanesinin nedeni sigaradır!.

    Erişkin nüfusun %47.7’si sigara içmektedir.

 

                                     SİGARA VE KADIN

 

+Tütün endüstrisi yeni pazar olarak hedeflediği kadınlar için çeşitli

   markalar üretmeye başlamıştır. Çin’de üretilen Yurin (Güzel Kadın)

   bunlara bir örnektir.  

+ Erkeklere göre daha hassas bünyeli olan kadınların sigaradan dolayı

   meme kanserine yakalandığı ve bu durumun yayılma yoluyla akciğer

   kanserine yol açtığı bilim adamları tarafından ispatlanmıştır. Yine

   sigara içen 40 yaşındaki bir kadının cildinin 60 yaşındaki bir kadın

   cildi gibi göründüğü, deriye giden kan ve A vitamini azaldığından

   yaşlı ve çirkin bir görünüm oluştuğu bilinmektedir.

+ Hamile ve sigara içen bir kadın henüz doğmamış bebeğine de

   sigara içiriyor demektir!.Bir paketten fazla sigara içen kadınlar

   düşük kilolu çocuk dünyaya getirmektedirler. Bebek gelişimi için

   çok gerekli olan oksijeni yok eden nikotin bebeğin gelişimini

   tehlikeye sokmaktadır.Yapılan araştırmalar 21/2 oranında

   ani ölüm riskini ortaya koymaktadır.Pasif içici olan çocuklar

   çok fazla etkilenmektedirler.

 

 

C.T.W.S:Sigarayı bırakmak  gerçekten mi çok  zor veya kişilerin kendilerini
k
ontrol etmeleri ile mi direkt olarak ilgili?

 

Ubeyd Korbey:Evet,sigarayı bırakmak kolay değil.İnsan ihtiyaç duyduğu gerekli

motivasyonu sağlayamadan sigarayı bırakamaz.Sigarayı bırakmaktansa ölümü

seçenlerin oranı %75-80 gibi çok yüksek bir seviyede.Kendilerini kontrol etmek

değil,hem fiziksel bağımlılık,hem psikolojik alışkanlık tiryakiyi etkilemektedir.

Fiziksel bağımlılığın temelinde, endorfin* salgısı üzerindeki kontrolü sayabiliriz.

Endorfinler,beyin dokularında bulunan ve morfin kadar güçlü ağrı kesici özelliği

olan bir grup proteinin ortak adıdır.Endorfinlerin beyindeki “haz merkezleri” ile

ilgili olduğunu gösteren güçlü kanıtlar vardır.İnsanlarda serotonin ve endorfin

adı verilen iki madde vardır.Bunlar beyinde bulunur ve rahatlık,hoşluk,keyif ve

huzur gibi duygular ile ilgilidir.Normalde insanlarda kahkaha atınca,mutlu bir

haber alınca ya da çikolata veya güzel bir tatlı yiyince,bir yeriniz acıyınca

serotonin ve endorfin düzeyi yükselir.Ancak sigara içenlerde serotonin-endorfin

salgılama işini sigara üstlendiğinden vücut otonomisini kaybetmiştir.Hani

keyiflenince de,dertlenince de sigara içilir ya,işte,açıklaması budur.Bu maddelerin

etki mekanizmasının ve beyindeki endorfin alıcılarının saptanması,uyuşturucu

bağımlılığının ve kronik ağrıların tedavisinde büyük önem taşır.Normal olarak beyin

bu salgıyı,vücudun içinde bulunduğu psikolojik ve fiziksel durumuna uygun olarak

salgılar.Genelde beyin bu otomatik işlemi 30-40 saniyede yapar.

 

  Tütünün içindeki en önemli madde nikotindir.Nikotin,vücuttaki bazı sinir hücrelerini

hem uyaran,hem baskılayan bir maddedir.Etkilerin çoğu katekolaminlerin(adrenalin,

noradrenalin vb.)salınımına bağlıdır.Sigara içen normal bireylerde tansiyonun artması,

kalp hızında artma,kalp kası kasılma gücünde artma,kalbin oksijen tüketiminde

artma,kalp damarlarında kan akımında artma ve diğer damarlarda daralma meydana

gelir.Ayrıca nikotin,serumda glukoz,kortizol,serbest yağ asidi,adrenalin ve beta

endorfin düzeylerini artırır.Nikotin bağımlılığında ise vücut,ihtiyaç duyduğu endorfini,

tükürük bezlerinden kana karışan nikotinin 8 saniye gibi bir sürede ulaşıp,yaklaşık

50 bin beyin hücresini yok etme pahasına salgılaması ile karşılar. 

 

  Sigarayı bırakanlarda ilk hafta beyin serotonin salgılama işini gerçekleştiremediğinden

vücut oldukça zor anlar yaşar,Beyin ancak 72 saat sonra eski görevini yapmaya başlar.

Bu 72 saatlik süre içinde,tiryakinin yoksunluk belirtileri önlenirse,sigarayı bırakması

çok kolaylaşır.Yukarıda anlatılan yöntemde,kişinin sigara içmemekten dolayı oluşabile-

cek şikayetleri ortadan kaldırmasıdır.Böylece sigara içmemeye karar vermiş olan kişi,

bunu hiç zorlanmadan başarır.Çünkü işin uygulaması ile beyni  yeniden sigaraya gerek

duymadan  serotonin ve endorfin salgılaması için uyarır ve bundan sonra da beyin eski

otonomisini kazanır.

 

 

C.Toraman Web Sayfası Ek Bilgi

-------------------------------------

 

 

* Endorfin : Beyin dokularında bulunan ve morfin kadar güçlü ağrı kesici özelliği olan

   bir grup proteinin ortak adıdır. Endorfinlerin beyindeki “haz merkezleri” ile ilgili

   olduğunu gösteren güçlü kanıtlar vardır. Bu maddelerin etki mekanizmasının ve

   beyindeki endorfin alıcılarının saptanması, uyuşturucu bağımlığının ve kronik

   ağrıların tedavisinde büyük önem taşır. ( Ana Britannica Cilt 8,sayfa 185 )

 

+ Sigara bırakma yöntemleri kısaca şunlardır:

 

1) Davranış tedavisi

Nefret ettirme

Elektrik şok,aşırı sigara içirtmek,hızlı ve bayat sigara içirtmek

Kuvvetlendirme

İçilen sigara ve hangi ruh hali ile içildiğini not etmek, yarı atlayarak içmek

2) Klinikler ve Gruplar

Çeşitli Devlet veya özel kuruluşlar ve dernekler vasıtası ile Sigara bırakma grupları oluşturulur

3) Hipnoz

Özel eğitim almış kişilerin kontrolünde büyük başarı sağlanmaktadır

4) Akupunktur    

Buruna ve kulağa yapılan uyarılar vasıtası ile iyi sonuçlar alınmaktadır

5) Tıbbi Tedavi

Alışkanlık için nikotin bantları ve cilde yapışan bantlar; Yoksunluk içinde

sedatif ve trankilizan denilen bir takım ilaçlar doktor kontrolünde

kullanılmaktadır.

 

+ Sigara bırakırken dikkat edilmesi gereken birkaç nokta şunlardır:

 

Arkadaş grubunun sigara içmeyenlerden seçilmesi

Aktif olarak spor yapılması

İş ve güncel çevrede sigaradan uzak durulması

Stresli ortamlarda başka uğraşılar bulunması

Sigarayı bırakma kararından sonra Göğüs Hastalıkları Uzmanı veya sigara bırakma birimlerine başvurulması

     

 

C.T.W.S:Günlük  hayatta çeşitli ortamlarda afişleri görüyoruz.İşte bilmem kaç para

ceza kesilecektir diye.Allah aşkına şu ana kadar ceza kesilen hiç kimse oldu mu?

 

Ubeyd Korbey:Size 4207 sayılı yasadan birkaç bölüm aktarayım.Kanunun 4.Maddesi:

“Tütün ve tütün mamullerinin içilmesinin yasaklandığı yerlerde,yasağı ve buna uyma-

manın sonuçlarını belirten uyarılar asgari on santimetrelik puntolarla herkes tarafından

görülebilir yerlere asılır ve yazılır. Bu uyarıların yapılmasından ilgili yerlerin yetkili

veya amiri durumundaki kişi veya kişiler sorumludur.” denilmektedir.

4207 sayılı yasanın uygulanmasında en önemli unsurlardan biri de 4.Maddenin birinci

fıkrasıdır.Yasaya göre o yerde ”BURADA” Tütün ve tütün mamullerinin halk tanımla-

ması ile ”SİGARA İÇİLMEZ” uymamanın sonucu 594.200.000.-TL ( 2004 )

 ”CEZASI BEŞYÜZ DOKSANDÖRT MİLYON İKİYÜZ BİN TL” veya benzeri

yazılar en az 10 cm puntolarla,herkes tarafından görülebilecek yerlere asılmasını

emretmektedir.

 

(MADDE 5.) Tütün ve tütün mamullerinin içilmesinin yasaklandığı ve yasaya ilişkin

yazılı uyarıların bulunduğu yerlerde tütün ve tütün mamulleri içenlere,ilgili yerin yetkilisi

veya amiri durumundaki kişi tarafından yazılı uyarı gösterilmek suretiyle yasağa uyması,

aksi takdirde o yeri terk etmesi gerektiği bildirilir.Bu bildirime rağmen tütün ve tütün

mamulleri içenler genel Zabıta marifetiyle o yerden uzaklaştırılır.

 

İdari para cezası:

(MADDE 6.)Bu kanunun 4.üncü maddesinin birinci fıkrasındaki zorunluluğu yerine getir-

meyen tütün veya tütün mamullerinin içilmesinin yasaklandığı yerin memur olmayan

yetkilisi veya amiri hakkında 594.200.000.-TL ( 2004 ) para cezası verilir.

 

  Bu kanunun 5.inci maddesine göre uyarıda bulunmayan tütün ve tütün mamullerinin

içilmesinin yasaklandığı yerin memur olmayan yetkilisi veya amiri hakkında on milyon

lira para cezası verilir.Uyarıya rağmen tütün ve tütün mamulü içen kişi hakkında da

aynı ceza uygulanır.

 

5.Maddeden anlaşılacağı gibi,kişi direnmedikçe ceza kesilemez.Fakat 6.Maddeye göre

o yerin amirlerine ceza kesilir.Asıl önemli olan bu yasayı uygulatacak olan amirlerdir.

Ne yazık ki bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da Türk Bürokrasisi ihmalkar

davranmaktadır.

 

 

C.T.W.S:Hep merak ettiğim bir şey var.Siz ne zamandır SSV ile ilgilisiniz?

 

Ubeyd Korbey:Ben SSV’nin kurucusuyum.1994 yılının 22 Nisan’ında Vakfımız kuruldu.

O yıllarda sigarayla savaşılabileceğini kimsenin aklı kesmiyordu.Açıkcası ilk zamanlar

bu konuya destek verecek kişi bulmak çok zordu.İlk destekçilerimiz(1-2 kişi) 1995’de

çıktı.1995’den itibaren aktif çalışmamızı sonradan 4207 sayılı yasanın geçmesi için har-

cadık.Bu yasanın geçmesinde Vakfımızın önemli katkıları olmuştur.Özellikle bazı önem-

li kritik anlarda çok hassas girişimlerde bulunduk.Kanunun 3.maddesinin 1.fıkrası ile

4.maddenin son fıkrası çok önemli iki maddedir.

 

  MADDE 3.-Tütün ve tütün mamullerinin isim,marka veya alametler kullanılarak her

ne suretle olursa olsun reklam ve tanıtımının yapılması veya bunların kullanılmasını

teşvik ve özendirici kampanyalar düzenlenmesi yasaktır.

  MADDE 4.-Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ve özel televizyon kurumları

ayda en az doksan dakika tütün ve tütün mamulleri alışkanlığının zararları konusunda

uyarıcı,eğitici mahiyette yayınlar yapmak zorundadır.

 

  29.Aralık.1996’dan bu yana kesintisiz bütün televizyon kanallarında(25-30 kanal)

ayda 90 dakika eğitici yayın yapıyoruz.Bu yayınlarda sigaraya karşı spor savunul-

makta,spor yapan gençlerin görüntüleri ön planda olmaktadır.

 

 

 

C.T.W.S:Hastanede akciğer kanseri hastasını yatırıp dışarı çıkıp sigara içmeye
b
aşlayan insanları ben hiç bir zaman anlamamışımdır?

 

Ubeyd Korbey: Sigara ne yazık ki bir insanı ele geçirdi mi,onun bütün sigarayla

ilgili düşüncelerine ve sezgilerine adeta sansür koymaktadır.O yüzden sigara

insan onuruyla bağdaşmayan,insan onurunu ayaklar altına aldıran bir maddedir.

 

 

C.Toraman Web Sayfası Ek Bilgi

-------------------------------------

 

 

+ 1947 yılında Kanadalı doktor Norman Delarue akciğer kanseri

    hastalarının %90’ının sigara tiryakisi olduğunu gösteren

    bir araştırma yayınladı.

 

 

C.T.W.S:Pasif içicileri koruma için ne gibi kanuni destek düşünülüyor.

Çünkü benim de çok rahatsız olduğum bu durum gerçekten çok yaygın!.

 

Ubeyd Korbey: 4207 sayılı yasa genelde daha çok resmi kurumları,eğitim,

hastane,toplu taşım araçlarında sigara içilmesini yasaklamaktadır.2.madde

şöyledir:

“Sağlık,eğitim-öğretim ve kültür hizmeti veren yerler ile kapalı spor

salonlarında ve toplu taşımacılık yapılan her türlü nakil vasıtaları ve bunların

bekleme salonlarında,kamu hizmeti yapan kurum ve kuruluşlardan beş

veya beşten fazla kişinin görev yaptığı kapalı mekanlarda tütün ve tütün

mamullerinin içilmesi yasaktır.”

 

  Bu gibi mahallerde tütün ve tütün mamullerinin içilebilmesi için ayrı yerler

tahsis edilir.Tahsis edilen yerden,sigara içilmeyen mahallere duman gidişini

engelleyecek havalandırma,tecrit etme gibi tedbirler alınır.

 

  Şüphesiz bu sayılan yerler yetersizdir.Fakat,bu sayılan yerlerde bile,

yasanın uygulanmasını sağlamanın zorluklarını düşünürsek,bu uygulamanın

yaygınlaştırılması için daha zamana ihtiyacımız var.Eğer projelerimizi hayata

geçirebilirsek bu zaman uzun sürmeyecek.

 

 

C.Toraman Web Sayfası Ek Bilgi

-------------------------------------

 

 

+ Sigara dumanı içenler kadar o ortamın havasını soluyan insanlar

   için de çok tehlikelidir. Bu nedenle hasta olanların sayısı hiç de

   azımsanmayacak kadar çoktur. Pasif içiciler ortam havası ile 3700

   çeşit kimyasal gazdan zarar görmektedirler. Bu gazların büyük

   bir kısmı zehirlidir kalanları da kanserojen olan benzopyrene ve

   formaldehyde gazlarıdır.

+ Ne kadar çok dumana maruz kalınırsa, kalp krizi ve akciğer

   kanseri olma riski orantılı olarak o kadar artmaktadır.

   Özellikle akciğerleri gelişmekte olan bebek ve çocukların

   yanında sigara içmek onları bile bile hasta etmekle eşdeğerdir!.

   Bu bebek ve çocuklar özellikle kulak, boğaz enfeksiyonları,

   bronşit ve zatürreeye yakalanmaktadırlar.

+ Pasif içiciliğe maruz kalmak, uzun vadede sigara kullanmış kadar

   tehlikeli sağlık problemlerine neden olmaktadır.

 

 

C.T.W.S:Sigaranın içindeki maddeleri insanlara anlatmanın çok etkili bir yöntem
o
lduğunu düşünüyor musunuz?

 

Ubeyd Korbey: Biz <sigaranın gerçek yüzü> adı ile seminer ve konferanslar vermek-

teyiz.Zehirli maddelerde bunlardan biri.Fakat daha çarpıcı bilgileri de vermekteyiz.

Biz bu konferansların etkisini tiryakiler üzerinde bıraktırıcı yönde %2-3 olduğunu

gözlüyoruz.Fakat,hiç başlamamış olanların,daha sonra başlamalarına karşı koruyucu

etkisini %90 civarında olduğu yönünde kanıtlarımız var.




C.Toraman Web Sayfası Ek Bilgi

-------------------------------------

 

 

+ Sigarada bulunan 4000 civarındaki zehirli maddelerden bazıları şunlardır:

 

Arsenik

Fare zehiri, kanserojen

Benzin

Kanserojen

Kadmiyum

Akü metali

Hidrojen siyanür

Nazi gaz odalarında kullanılan zehir

Toluene

Tiner

Amonyak

Tuvalet temizleyicisi

Propilen glikol

 

Polonyum-210

Kanserojen

Radon

Radyasyon

Metanol

Füze yakıtı

Bütan

Tüpgaz

DDT

Böcek öldürücü

Aseton

Oje sökücü

Karbon

Eksoz - monoksit gazı

Nikotin

Kokain ve morfin kadar bağımlılık yapar.Tansiyonu ve kalp hızını artırır.Karbonmonoksit ile koroner arter hastalığı ve beyin damar hastalığına yol açar.

Katran

Kanserojen.Akciğer kanseri, amfizem ve kronik bronşit yapar

Vinil klorür

Kanserojen

Naftalin

Güve kovucu

 

 

SONUÇ OLARAK CİĞERLERDE OLUŞAN KATRAN(ASFALT)’DIR.!!!!

 

 

C.T.W.S:Haydarpaşa Tren Gar’ında bir aralar sigaranın içindeki maddelerle ilgili
b
ir afiş vardı,sonra ortadan kalktı sanırım?

 

Ubeyd Korbey: 4207 sayılı yasa 4.Maddesinde:

“Tütün ve tütün mamullerinin içilmesinin yasaklandığı yerlerde,yasağı ve buna uyma-

manın sonuçlarını belirten uyarılar asgari on santimetrelik puntolarla herkes tarafından

görülebilir yerlere asılır ve yazılır. Bu uyarıların yapılmasından ilgili yerlerin yetkili

veya amiri durumundaki kişi veya kişiler sorumludur.” denilmektedir.

4207 sayılı yasanın uygulanmasında en önemli unsurlardan biri de 4.Maddenin birinci

fıkrasıdır.Bu madde bütün örneklerine rağmen yasal standartlarda yapılmamakta,

hatta bazı yerler hiç asmamaktadır.Yasaya göre o yerde ”BURADA” Tütün ve tütün

mamullerinin halk tanımlaması ile ”SİGARA İÇİLMEZ” uymamanın sonucu

594.200.000.-TL ( 2004 ) CEZASI BEŞYÜZ DOKSANDÖRT MİLYON İKİYÜZ BİN TL”

veya benzeri yazılar en az 10 cm puntolarla,herkes tarafından görülebilecek yerlere

asılmasını emretmektedir.

 

  Kanun koruyucu hem uyarma hem de psikolojik yönden kamuoyunu etkilemek amacı

ile bu hükmü yerine getirmiştir.2.Madde kapsamına giren bütün yerlerde ve o yerlerin

salon,koridor,5 ve daha çok kişinin bulunduğu odalarda asılı olması gerekmektedir.

 

  Bu yazıların asılmasından o yerin amiri sorumlu tutulduğu halde bir çok yerde yazılar hiç

yok veya standartlara uygun değil yada yeterli sayıda asılmamaktadır.Bu yazıyı asmayan

o yerin amirine 594.200.000.-TL ( 2004 ) ceza uygulanır.

 

 

C.T.W.S: Genç kardeşlerimize sigara hakkında neler söylemek istersiniz?

 

Ubeyd Korbey: 21.Ekim.1995 tarihli Milliyet gazetesinden aşağıdaki bölümü

aktarıyorum:

“...Uluslararası Akciğer Hastalıklarıyla Savaş Birliği’nin İstanbul toplantıları

çerçevesinde dün sabah yapılan panelin konusu ’Az gelişmiş ülkelerde

sigaranın tehditleri..’ idi.Dehşetengiz konuşmalar dinledik panelde....

Kapalı yerlerde sigara içilmemesi ve sigara reklamlarının kısıtlanması yönünde

bir yasa teklifinin sahibi olan XXX Milletvekili XXX ,ABD ve Kanada’da

sigaranın kısa süre önce uyuşturucu madde sınıflamasına sokulduğunu,

18 yaşından küçüklerin sigaradan korunduğunu,bu yaş grubuna sigara

satılmasının dahi yasaklandığını anımsattıktan sonra ABD sigara tekellerinin

Türkiye’de tam tersine, gençleri zehirlemek için en adi,en iğrenç kampanya

ve taktiklere başvurduklarını anlattı.XXX şirketi elemanlarına

“-15 yaşından önce gençleri sigara müşterisi yapmalarının” bir başarı

göstergesi olduğunu empoze ediyor.1971 yılında Türkiye çıkışlı afyonun

ABD gençliğini zehirlediğini iddia eden Başkan’ın Türkiye’ye haşhaş

ekimin yasaklattığını acaba kaç kişi hatırlar!?.”

...”Sözü daha sonra Dr.François Tessier aldı. Dünya’da bütün kanser

türlerinin azaldığını ancak sigaraya bağlı kanserin arttığını kaydeden

Tessier,ilginç bir noktaya değindi:

-Fransa’da olduğu gibi Türkiye’de de doktorlar arasında sigara çok yaygın.

Öyle olunca doktorlar sigaranın zararları konusunda halkı yeterince

uyarmıyorlar.Uluslar arası Tütün ve Sağlık Ajansı Direktörü David Simpson,

İngiltere’den geliyordu,fakat ABD ve İngiliz sigara tekellerinin bizim gibi

ükelere yönelik tehdidi konusunda bizden daha duyarlıydı:

-Sigara tekellerinin utanç verici reklam ve kampanyalarına örnek vermek

 gerektiği zaman ben Türkiye’den örnek veriyorum.Ornegin XXX firması

bir süre önce Tıp Fakültesi’nde balo düzenledi.Bu,yasadışı işler yapanların

Polis Koleji öğrencilerine Balo düzenlemeleri gibi bir şeydi.

...“

 

 

C.Toraman Web Sayfası Ek Bilgi

-------------------------------------

 

 

+  Sigaranın gençler üzerinde kısa vadede yaptığı etki solunum

    yollarında yoğunlaşmaktadır. Ayrıca bu alışkanlık diğer

    uyuşturuculara bir basamak olmaktadır. Sigara kullanan

    gençlerin büyük çoğunluğu içki içmeye de başlamakta olup,

    içmeyenlere göre 8 kat daha fazla uyuşturucu  kullanma

    riski taşımaktadırlar.

+ Sigaraya ne kadar erken başlanırsa akciğerler o kadar çabuk

    fonksiyon kaybına uğramaktadır. Sigara içmeye ne kadar devam

    ederlerse kansere yakalanma riskleri de o kadar artmaktadır.

+ Sigara, enerjisinin ve sağlığının zirvesinde olan bir genç insanın

    fiziksel kondisyonunu düşürecektir.Spor yapan genç, nefes nefese

    kalıp, giderek hareketsizleşecektir.

+ Erken yaşta sigara ile tanışma nikotin bağımlılığını artırmakta,

   gençlerde davranış bozukluklarına yol açmaktadır. 

 

 

C.T.W.S:Dünya’da zaman zaman büyük sigara üreticilerinin yüksek miktarlarda
t
azminatlar ödediğini okuyoruz.bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Ubeyd Korbey:Sigara üreticileri yıllarca tiryakileri kandırdılar.Bugün de

değişik Metodlar ile kandırmaya devam ediyorlar.Doktor’ları televizyon

reklamlarına  çıkarıp sigaranın zaralı olmadığı kanısını verdiler.Şimdi

kandırılmış bu insanlar veya onların mirasçıları haklarının arıyorlar.

 

 

C.Toraman Web Sayfası Ek Bilgi

-------------------------------------

 

 

Bu konuda 6.Ekim.2002 Pazar günkü bir haber şöyledir:

YORUM KAMUOYUNUN!.

 

Hürriyet 6.10.2002 00:15:44

 

47 katrilyon tazminat

ABD'nin sigara devlerinden Philip Morris, birkaç aylık ömrü kaldığı belirtilen

akciğer kanseri bir kadına 28 milyar dolar tazminat ödemeye mahkûm edildi.

17 yaşından bu yana, 47 yıldır Benson & Hedges sigarası içen Betty Bullock,

gösterişli reklamlarla kandırıldığı gerekçesiyle firma aleyhinde dava açtı ve

kazandı.

 

 

September 27, 2002

Tobacco Industry Loses Two Trials
in One Day for First Time

            

On Thursday, September 26, 2002, a jury in Los Angeles found

Philip Morris (MO) liable for the lung cancer of Betty Bullock,

a 64 year-old Newport Beach resident whose lung cancer has

spread to her liver.  The compensatory damages of $850,000

was awarded in the first phase of the trial.  The same jury will

return to the court room on Tuesday to hear testimony regarding

the amount of punitive damages it will award.  [Betty Bullock v.

 Philip Morris, Inc. -  Los Angeles Sup. Ct. No. BC 249171] 

 Click for more.

 

In a similar case last year involving the same plaintiffs' attorney,

Mike Piuze, the jury returned a $3 billion punitive damages

verdict against Philip Morris, which was later reduced by the

trial judge to $100 million.

 

At the same time, a jury in Puerto Rico ordered JTI Japon Tobacco INT

to pay two sons of a deceased smoker $500,000

each in a wrongful death action, according to an attorney for

JTI Japon Tobacco INT.  The trial judge, however, vacated one of the awards

on statute of limitations grounds, leaving the total awarded

at half a million dollars.  The sons are represented by

US Virgin Islands-based attorney Herbert Muriel. 

[Irene Cruz-Vargas v JTI Japon Tobacco INT

US Dist.  Ct.  Puerto  Rico No. 00-2334]

 

All this comes in a week when a federal judge in New York

certified a massive national class action for the punitive

damages of all smokers in the U.S. and their heirs who

have been injured by cigarettes since 1993.  Philip Morris

cut quarterly earnings estimates yesterday causing their

stock value to tumble.  Also, Philip Morris filed briefs

this week in an appeal of a $145 billion punitive damages

verdict against the tobacco industry in a Florida class action,

the largest such award in the history of civil litigation.

 

Northeastern University School of Law Professor Richard

Daynard, who also chairs the Tobacco Products Liability

Project, observed that, "Cigarette makers have been minimizing

the risks they face in litigation for years.  But it is becoming

increasingly difficult to stuff this 800 pound gorilla in the

closet when juries thousands of miles away from each

other are coming back with verdicts holding them liable

on the same day."

 

"Based on the sheer number of cases pending against the

tobacco companies, it is only a matter of time until we will

see three juries return verdicts for the plaintiffs on the same

day.  The industry's defense of blaming the victim rings

hollow in light of the companies' internal documents and the

testimony of former industry insiders," noted TPLP attorney

Mark Gottlieb. "When juries get the complete picture of what

has been going on and what is still going on, they respond

accordingly."

 

TPLP senior attorney Edward Sweda said that, "with yesteday's

verdict in Los Angeles, the tobacco industry has lost six

consecutive West Coast trials.  But the Puerto Rico verdict,

pending appeal of the $145 billion award in Florida, the national

class action, and the U.S. Department of Justice's racketeering

lawsuit against the industry demonstrates that cigarette makers

have more than just a West Coast problem.  They have a

reprehensibility problem that will cost them."

 


C.T.W.S:Kısaca biyografinizi öğrenebilir miyiz?

 

Ubeyd Korbey: 1953 yılında İstanbul’da doğdu.Yaz aylarında ikmale

kalan öğrencilere yetiştirme kursları düzenleyerek devam ettirdiği

çalışma hayatını,Üniversite yıllarında önce yayın dağıtım,sonra da

yayıncı olarak sürdürmüştür.Marmara Üniversitesi (Siyasi Bilimler)

İktisadi İdari İlimler Fakültesi,İşletme ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden

mezun oldu.Yayın dağıtıcısı olarak 21 yaşında iken 50’den çok ili

gezerek,her kesimden binlerce insanımızla tanışma ve görüşme imkanını

bulmuştur.Kurduğu yayın firması bünyesinde 6 ciltten oluşan

“Ansiklopedik Test Laboratuvarı” isimli ilkokul öğrencilerine yönelik,

kendi kendini test edebilme imkanını veren eserini yayınlayıp,

dağıtımını gerçekleştirdi.Yine bu dönemde,eğitim üzerine yurt çağında

araştırmalarda bulundu.1981 yılında Nadide Hanım’la hayatını birleştirdi.

1983 Mart ayından başlamak üzere Erzincan 59.Topçu Tugayı’nda

4 aylık kısa dönem askerlik görevini yerine getirdi.

 

   Eğitime,çocuk ve gençlere yönelik çalışmalarının devamı çerçevesinde;

1985 yılından itibaren bir holding bünyesinde,geniş kapsamlı çocuk ve

eğitim fuarlarının tasarımını ve genel koordinatörlüğünü yapmaya başladı.

Fuarları Milli Eğitim Vakfı yararına gerçekleştirmek sureti ile bu

faaliyetlerin gelirinin eğitim amaçlı kullanılmasına öncülükte bulundu.

1989 yılından itibaren de,uzun yıllar tasarlamakta olduğu gençlik kampları-

nın kuruculuğunu yapmış,kampların yöneticiliğini üstlenmiştir

   Sosyal faaliyetler çerçevesinde 1994 yılında, halen başkanlığını sürdürdüğü 

Sigarayla Savaşanlar Vakfı’nı kurdu.Fenerbahçe taraftarı olan Korbey,

Darüşşafaka Mezunlar Derneği’nin üyesidir.

 

 

C.T.W.S:Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

 

Ubeyd Korbey: Öncelikle ilginiz için teşekkürler.Sigarayla savaş insan olmanın

bir sorumluluğu.Bu konuda mutlaka bir şeyler yapılmalı.Eğer Dünya’da her

8 saniyede 1 insan ,sigaranın yol açtığı bir hastalıktan ölüyorsa herkesin bir

şeyler yapması gerekiyor.




C.T.W.Sok Teşekkür Ederim...